NBA Tarihinde İlkler!!!

24 Nisan 1988: Illinois Wesleyan Koleji’nde yetişen ve 1977 draft organizasyonunda, birinci turun sekizinci sırasından seçilen Milwaukee Bucks takımından Jack Sikma; serbest atış kategorisinde %92 isabet oranı tutturarak, “bu kategoride sezon liderliğini kazanan en uzun oyuncu” (2.13 m) sıfatıyla NBA tarihine geçti.
NBA liginde, Seattle Supersonics ve Milwaukee Bucks takımlarında 14 sezon geçiren Jack Sikma, 1979 yılında şampiyonluk yaşayan Supersonics ekibi kadrosundaydı. Ardı sıra yedi kez NBA All-Star kadrosuna seçilen ve 11 defa da yer aldığı takımları playofflara taşıyan Jack, “The Sikma Move” diye anılan meşhur hareketiyle tanınırdı.

21 Nisan 1971: Naismith Basketbol Müzesi, “Hall of Fame” mertebesine yükseltilen sepettopu efsanelerini açıkladı. Harlem Globetrotters takımının kurucusu Abe Saperstein, Boston Celtics takımından Bob Cousy ve St. Louis Hawks ekibinden Robert “Bob” Pettit; Springfield, Massachusetts’teki müzenin sergi salonundaki ve basketbol tarihindeki ebedi yerlerini aldılar.

18 Nisan 1996: Orlando Magic takımından Dennis Scott, Atlanta Hawks ekibini 119-104 yendikleri mücadelede denediği 17 adet üç sayılık şuttan 11’ini isabet ettirerek, “resmi bir NBA maçında kaydedilen en çok üç-sayılık atış” kategorisindeki rekoru eline geçirdi. Dennis Scott, bu mücadelede toplam 35 sayı atmıştı.

8 Nisan 1996: Chicago Bulls, “kendi evinde yaptığı maçlarda ardı sıra en fazla galibiyet alan takım” sıfatıyla NBA rekorlar kitabında yer almaktadır. Mekanlarında oynadıkları 44 mücadeleyi arka arkaya yenilgisiz geçen Chicago ekibi (Mart 30, 1995 – Nisan 4, 1996 arasında; 1994-95 sezonunda 7 ve 1995-96 sezonunda 37 maç), uzun bir aradan sonra Charlotte Hornets’e sahasında boyun eğmişti.

Tarihi maçın bitimine 19 saniye kala Dell Curry’nin isabetli iki serbest atışıyla Charlotte 98-97 öne geçmişti. Mücadelenin son derece hararetli final bölümünde dört ayrı Bulls oyuncusu yakın mesafeden şut sokma fırsatı yakalamışlar fakat atışlarını sayıya çevirememişlerdi.

United Center’ı boynu bükük terk eden Bulls’tan Michael Jordan Hornets karşısında 40 sayı bulmuş ancak yenilgiye engel olamamıştı.
________________________________________
7 Nisan 1989: FIBA (Uluslararası Basketbol Federasyonu) Yönetim Kurulu, oybirliği ile aldığı kararla, profesyonel basketbol oyuncularının olimpiyatlar gibi uluslararası spor karşılaşmalarında mücadele etmelerini engelleyen sınırlamaları kaldırdı. Böylelikle “Dream Team” adıyla anılan ve dönemin NBA yıldızlarından oluşturulan Amerikan Olimpik Milli Basketbol Takımı, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen 1992 Olimpiyat Oyunları’na iştirak ederek altın madalyayı kazanmıştı.
1992 Dream Team Kadrosu
KOÇ: Chuck Daly (New Jersey Nets).
OYUNCULAR: Charles Barkley (Phoenix Suns), Larry Bird (Boston Celtics), Clyde Drexler (Portland Trail Blazers), Patrick Ewing (New York Knicks), Earvin Magic Johnson (L.A Lakers), Michael Jordan (Chicago Bulls), Christian Laettner (Duke University – Minnesota Timberwolves draftee), Karl Malone (Utah Jazz), Chris Mullin (Golden State Warriors), Scottie Pippen (Chicago Bulls), David Robinson (San Antonio Spurs), John Stockton (Utah Jazz).

20 Mart 1897: Beşer kişilik takımların mücadele ettiği üniversitelerarası ilk basketbol maçı, Penn Quaker ile Yale Bulldog takımları arasında, New Haven, Connecticut’ta oynandı. Yale’in 32-10 kazandığı maçın ardından, basketbolün beşer oyuncudan kurulu takımlar arasında oynanması standart haline geldi. Dr. James Naismith tarafından 1892 yılında, Massachusetts’te türetilen basketbol sporunun ilk kurallarına göre, her takımda, sahanın büyüklüğüne göre 3 ilâ 40 oyuncu bulunabiliyordu.
________________________________________
17 Mart 1974: Boston Garden salonunda yapılan ve Celtics’in Capital (Washington) Bullets ekibini 129-103 yendiği maçta tam 61 savunma ribaundu alan Boston takımı, “resmi bir NBA maçında alınan en fazla savunma ribaundu” katergorisinde NBA rekorunu kırdı.
________________________________________
12 Mart 1996: 1996 yılının Mart ayında, Amerikan basınının spor sayfası manşetlerine tuhaf bir anlaşmazlık hikayesi egemen olmuştu. Mahmoud Abdul-Rauf isimli Müslüman bir NBA oyuncusu, Birleşik Devletler Milli Marşı çalınırken esas duruşa geçilmesini gerektiren lig kuralına uymayı reddediyordu. 1995-96 sezonun başlangıcından itibaren Abdul-Rauf, açılış seremonileri sırasında yerine oturuyor ve bilinçli olarak kuralları ihlal ediyordu. 1991 senesinde İslam’ı seçen, aslında Baptist denilen bir Protestan mezhebine mensup Mississippili Hıristiyan Abdul-Rauf (eski adıyla Chris Jackson), Müslüman kimliğiyle, zulmün ve despotluğun sembolü olarak adlandırdığı Amerikan bayrağına sadakat göstermeyeceğini açıklıyordu. Tartışmayı daha da ileriye götürerek; yıldızlı-şeritli bayrağın, doğrudan İslam’a ait inançlarıyla çeliştiğini söylemekteydi.

NBA yönetimi, bir zamanlar Fenerbahçe forması da giyen Denver Nuggets takımı yıldızı Abdul-Rauf’un bu davranışına sert tepki göstererek, lig kurallarına uymayı kabul edene kadar maçlara çıkmasını, tarihte bugün verdikleri ceza ile yasaklamışlardı. Bir maç kaçırdıktan sonra parke salonlara geri dönen siyahi oyuncu, her kaçırdığı mücadele için kaybedeceği 30 bin doları düşünerek ve diğer Müslümanlardan gelen muhalefetle de yüzleşerek, savaş baltasını toprağa gömmüştü.
________________________________________
10 Mart 2000: Detroit Pistons kulübü yönetimi, Vancouver Grizzlies ekibini konuk ettikleri maçın öncesinde düzenlenen törenle, Pistons takımıyla iki NBA şampiyonluğu yaşayan JOE DUMARS’ın 4 numaralı formasını emekliye ayırdı. Böylece Dumars, kulüp tarihinde Dave Bing (No. 21), Bob Lanier (No. 16), Vinnie Johnson (No. 15), Bill Laimbeer (No. 40), Isiah Thomas (No. 11) ve Coach Chuck Daly’den (No. 2) sonra forması emekliye ayrılan yedinci kişi oldu.

Aynı gün açıklama yapan NBA yönetimi, Detroit Pistons takımını şampiyonluğa taşıyan örnek sporcu Joe Dumars’ın onuruna, ünlü oyuncunun adıyla anılacak “NBA Sportmenlik Ödülü” uygulamasının başlatıldığını duyurdu. “Joe Dumars Trophy”nin; her sene NBA spor yazarları ve yayıncıları tarafından seçilen, “sportmenlik ülküsünü saha içinde en iyi sergileyen” basketbolcüye verileceği açıklandı.

1995-96 sezonu için bu anlamlı ödüle, geçirdiği seçkin ve örnek alınacak basketbol kariyeri sebebiyle Joe Dumars layık görüldü. Sonraki yıllarda NBA Sportsmanship Award (NBA Sportmenlik Ödülü) kazanan oyuncular;
1996-97: Terrell Brandon, Cleveland
1997-98: Avery Johnson, San Antonio
1998-99: Hersey Hawkins, Seattle
1999-2000: Eric Snow, Philadelphia
2000-01: David Robinson, San Antonio
2001-02 Steve Smith, San Antonio
________________________________________

7 Mart 2001: Phoenix Suns kulübü, 12 sezon boyunca Kevin Johnson tarafından giyilen 7 numaralı formayı emekliye ayırdı. Takımında “point guard” olarak görev yapan “KJ”, bu pozisyonda oynayan gelmiş geçmiş en iyi basketbolcülerden biri olarak tanınmaktadır.
________________________________________
6 Mart 1982: Üç uzatmanın yaşandığı ve San Antonio’nun Milwaukee’yi 171-166 yendiği şâyânı hayret mücadele, “bir karşılaşmada iki takımın ürettiği basketlerle ulaşılan en yüksek skor” olarak NBA tarihine geçti. Bu kategorideki güncel rekor, 13 Aralık 1983’te 370 sayı kaydedilen Detroit (186) – Denver (184) maçında kırılmıştır.
________________________________________
26 Şubat 2002: Sacramento takımından Chucky Brown, Kings’in Utah Jazz’i 107-81 hezimete uğrattığı maçta 5 dakika sahada kalıp; “NBA liginde 12 değişik klüpte forma giyen tek oyuncu” olarak tarihe geçti.

North Caroline State kolejinde yetişen Brown, 1989 draftinin ikinci turunda 43. sıradan Cleveland Cavaliers tarafından seçilmiş ve ardından değişik dönemlerde LA Lakers, New Jersey Nets, Dallas Mavericks, Miami Heat, Houston Rockets, Phoenix Suns, Milwaukee Bucks, Atlanta Hawks, Charlotte Hornets, San Antonio Spurs, Golden State Warriors ve son olarak da Sacramento Kings takımlarında görev yapmıştı.

Chucky Brown, 1992-93 sezonunda İtalyan Basketbol Ligi’nde mücadele eden Firenze takımına transfer olmuştu. 1993-95 yılları arasında ise CBA (Continental Basketball Association) ligindeki Grand Rapid Hoops ve Yakima Sun Kings ekiplerinin formasını giymişti.
________________________________________

24 Şubat 1967: Philadelphia 76ers takımının ve NBA aleminin mutena oyuncusu Wilt “The Stilt” Chamberlain, Baltimore Bullets ile Pittsburgh’de yapılan lig mücadelesinde ardı sıra 18 isabetli şut atarak, “bir resmi NBA maçında hiç kaçırmadan arka arkaya isabet ettirilen en fazla atış” rekorunun sahibi oldu. Bu olağanüstü rekor halen kırılamadı.
________________________________________
3 Şubat 1876: Ünlü beysbolcü Albert Goodwill Spalding ve biraderi, biriktirdikleri 800 dolar ile bir spor malzemesi şirketi kurdular. 1894 senesinde Spalding şirketi, ilk resmi basketbol topunu piyasaya takdim etti..

3 Şubat 1980: Larry Bird, NBA All-Star Maçı tarihindeki ilk isabetli üç sayılık şutu attı. Uzatmada gelen bu üç sayı, Capital Center salonunda yapılan maçta, Doğu Konferansı takımının mücadeleyi 144-136’lık skorla kazanmasına yardımcı oldu.

Bu arada Batı takımında görev yapan 20 yaşındaki Earvin “Magic” Johnson, “All-Star organizasyonunda forma giyen en genç basketbolcü” olarak tarihe geçti.
________________________________________

27 Ocak 1982: Cleveland Cavaliers takımından Geoff Huston, ekibinin Golden State Warriors ekibini 110-106 yendiği maçta 27 asist yaparak, Cavaliers kulübü tarihine geçmişti.

Bu kategorideki NBA rekorunun sahibi, Orlando ile Denver arasında, 30 Aralık 1990 tarihinde oynanan mücadelede 30 asist yapan Scott Skiles’tır.

21 Ocak 1982: New York Knicks takımını kuran ve 1946-74 yılları arasında kulüp başkanlığı görevini yürüten; kolej ve profesyonel basketbol liglerinin gelişmesinde liderlik yapan önemli şahsiyet Edward “Ned” Irish, 76 yaşında kalp krizine yenik düşerek vefat etti.

1 Ekim 1964 tarihinde “Hall of Famer” mertebesine yükselen Irish, New York World Telegram gazetesinde spor muhabirliği yaparken, 1934 yılında mesleğini bırakıp, sepettopu mâbedi Madison Square Garden mekânında basketbol yöneticiliği görevini üstlenmişti.

Kolej basketbolünü New York kentine taşıyan Irish, NBA liginin kök organizasyonu BAA (Basketball Association of America) teşkilâtının oluşumunda da aktif rol oynamıştı.

Ned Irish, “The Father of Big-Time Basketball” lâkâbıyla anılıyordu ve kurucusu olduğu takımın adını kendi seçmişti. Ekibine verdiği “Knickbocker” ismi, gerçekten New York sahnesinde önemli bir rol oynamaktadır.

“Knickerbocker” teriminin kökleri, 1600’lü yıllarda Yeni Dünya’ya, yer olarak ise bu günkü New York topraklarına göç eden Hollandalı mültecilere dayanıyor. Bu göçmenlerin giydikleri diz hizasında biten pantolon stiline “Knickbocker” deniyor. Hollandalı mülteciler de aynı isimle anılıyor.

20 Ocak 1892: 1861’de Kanada’da doğan sepettopu oyununun mucidi Dr. James Naismith’in 14 günde türettiği basketbol sporunun ilk resmi maçı, Massachusetts eyaletinin Springfield şehrindeki YMCA (Young Men Christian Association) spor salonunda hazır bulunan 18 dev adamın kolları sıvamasıyla oynandı.
________________________________________
17 Ocak 1997: Tabiatüstü renklerle bezenmiş kafası ve disiplinsizliği ile tanınan NBA liginin kötü çocuğu Dennis Rodman, Minnesota Timberwolves – Chicago Bulls mücadelesinde kaybettiği bir topa sinirlenerek, saha kenarında görev yapan Eugene Amos adlı kameramanın kasığını tekmelediği için 11 maç oynamama ve 25.000 dolarlık para cezası almıştı.

Yedi sene boyunca (1992-1998) NBA ribaunt krallığını sürdüren, beş kez NBA şampiyonluğunu yaşayan (Detroit 1989-90, Chicago 1996-98) ve iki kez (1990-91) “sezonun en iyi savunmacısı” seçilen Rodman; kendisini dava eden kameramana 200,000 dolar vererek mahkemeye çıkmaktan kurtulmuştu.

Verilen 11 maçlık oyundan men cezası, NBA tarihinde bir oyuncu için verilen ikinci en uzun oynatmama kararıdır.
________________________________________
6 Ocak 1951: Indianapolis Olympians – Rochester Royals arasında oynanan ve altı kez uzatmaya giderek nihâyetinde 75-73 Olympians takımının galibiyeti ile sonuçlanan mücadele, “NBA ligindeki en uzun resmi maç” olarak tarihe geçti.

Toplam 78 dakika süren karşılaşmada bir çok seyirci, her iki takımın sergilediği yıldırıcı derecedeki ağır taktiklerden bezerek, protesto amacıyla maçın oynandığı Edgerton Park Arena salonunu terk etmişlerdi.

Yarım düzine uzatma esnasında sadece 23 adet atış kullanılmıştı. Her uzatmanın başında hava atışının ardından kontrolü ele geçiren takım, topu kaptırmamak için her türlü zaman geçirme dalaveresi yapmış ve garanti pozisyon bulmadıkça şut kullanmamıştı.

Bu arada söyleyelim, o dönemde henüz 24 saniye kurarlı geçerli değildi.
________________________________________
2 Ocak 1985: Nevada-Las Vegas Üniversitesi’nin (UNLV) takımı Rebels (Asiler), üç kez uzatmaya giden maçın sonunda Utah State Üniversitesi ekibini 142-140’lik skorla maglup etti.

Üç saatten fazla süren ve toplam 282 sayının atıldığı mücadele, “National Collegiate Athletics Association basketbol liginin (NCAA-Kolej Basketbol Ligi) en yüksek skorlu maçı” olarak tarihe geçti.

Bu kategorideki güncel rekor, toplam 331 sayının kaydedildiği, 31 Ocak 1989’da oynanan Loyola Marymount (181), U.S. Int’l (150) maçında kırılmıştır.
________________________________________

20 Aralık 1966: NBA yönetimi, “ligin genişlemesi” yolunda karar alarak, Washington eyaletindeki Seattle şehrinden bir kulübün katılımıyla, 1967-68 sezonunun 11 takımla oynanmasını onayladı. Böylece Seattle Supersonics* ekibi organizasyona katılmış oldu.

*: Seattle kentinin NBA temsilcisinin takım adı, 25.000 önerinin gönderildiği isim yarışmasıyla belirlenmiş. “SuperSonic” lakabının teklif edilmesinin altında yatan sebep ise şöyle: 1960’larda Seattle civarında faaliyet gösteren Boeing firması “SuperSonic Transport” adını verdikleri proje kapsamında yeni bir jet motorlu uçak modeli üreteceklerini duyurmuş. Tasarlanan araç hiçbir zaman üretim sürecine giremediyse de, projenin adı çevre halkının hafızasında yer etmiş. İşte bu yüzden, yerel bir okulda öğretmenlik yapan Howard E. Schmidt’in aklına, kentin yeni NBA takımına bu ismi teklif etmek gelmiş.
________________________________________
16 Aralık 2001: Lakers’ın sesi ünlü basketbol takdimcisi Chick Hearn, 21 Kasım 1965 tarihinde başladığı Los Angeles takımını anlatma işini kesintisiz 3.338 kez tekrarlayarak ulaşılması zor bir rekora imza attı. 2001 senesinde kalp ameliyatı geçiren Hearn, takımını yorumlama işine ara vermiş; ardından rehabilitasyon sırasında düşerek kalçası kırıldığı için saha kenarına dönüşü sekteye uğramıştı.

Los Angeles Lakers takımıyla geçirmiş olduğu 42 NBA sezonu boyunca, basketbol terminolojisine “slam dunk”, “air ball”, “words-eye view”, “no harm, no foul”, “nervous time”, “20-foot layup” gibi deyişler kazandıran Chick Hearn, Ağustos ayında vefat ederek, tüm Lakers ve NBA camiasını üzüntüye boğmuştu.
________________________________________
11 Aralık 1971: NBA organizasyonunun 25’inci kuruluş yıldönümünde, ligin ilk 25 senesine damgasını vuran 25 basketbol efsanesinden oluşturulan “NBA Silver Anniversary Team” aday kadrosu; Red Auerbach, Ned Irish, Eddie Gottlieb, Haskell Cohen, Danny Biasone, Lester Harrison, Fred Zollner, Ben Kerner, Fred Schaus ve Bob Feerick’in katılımlarıyla oluşturulan jüri heyeti tarafından açıklandı. 25 sporcunun aday olarak gösterildiği liste üzerinden yapılan oylamada 10 oyuncu seçildi ve koç pozisyonuna da Boston Celtics takımının meşhur maestrosu Red Auerbach layık görüldü.
NBA SILVER ANNIVERSARY TEAM
F-Bob Pettit (1954-1965)
F-Dolph Schayes (1948-1964)
F-Paul Arizin (1950-1962)
F-Joe Fulks (1946-1954)
C-Bill Russell (1956-1969)
C-George Mikan (1946-1956)
G-Bob Cousy (1950-1970)
G-Bill Sharman (1950-1961)
G-Bob Davies (1946-1955)
G-Sam Jones (1957-1969)
________________________________________

28 Kasım 1939: Basketbol sporunun yaratıcısı Kanadalı Doktor James Naismith, 78 yaşında, kalp rahatsızlığından dolayı vefat etti.
________________________________________
26 Kasım 2000: Utah Jazz formasıyla 1.271’inci NBA mücadelesinde görev alan John Stockton, “basketbol kariyerinde takım değiştirmeksizin en fazla maça çıkan oyuncu” olarak sepettopu tarihine geçti. Boston Celtics ekibinden John Havlicek, bu rekorun eski sahibiydi.
________________________________________

22 Kasım 1950: Fort Wayne Pistons ile Minneapolis Lakers takımları arasında yapılan ve 19-18 biten karşılaşma, “En Düşük Skorlu Maç” olarak NBA tarihine geçti. Minneapolis’te, 7.021 izleyicinin karşısında yapılan mücadeleyi, deplasmanda oynayan Pistons ekibi, çaylak oyuncuları Larry Foust’un bitime altı saniye kala attığı basket ile kazandı. Lakers kadrosunda yer alan efsane basketçi George Mikan, kaydettiği 15 sayı ile maçın en skorer oyuncusu oldu. (O dönemde henüz 24 saniye kuralı uygulanmıyordu.)
________________________________________
20 Kasım 1997: Dallas Mavericks takımının forveti A.C. Green, hiç sakatlanmadan, hasta olmadan, gıda zehirlemesi yaşamadan, maç gününe rastlayan cenazelere gitmeden, ardı sıra 907 kez kesintisiz her maça çıkarak, NBA ligindeki “Demir Adam” (Iron Man) unvanını aldı. Daha önce aralıksız 906 mücadelede görev yapan Randy Smith’e ait rekoru kıran Green’in olağanüstü başarısı, Golden State Warriors maçının devre arasında yapılan kutlama töreni sırasında Reunion Arena salonunun çatı kirişine yükseltilen pankart ile ölümsüzleştirildi. A.C. Green, arka arkaya yer aldığı 1.192 maç ile (neredeyse 15 yıl) halen “NBA Iron Man” unvanını elinde tutmaktadır.
________________________________________
18 Kasım 1989: NBA tarihinde ilk kez Sovyetler Birliği kökenli iki oyuncu sahada karşı karşıya geldiler. 1988’de Güney Kore’de yapılan Olimpiyat Oyunlarında altın madalya kazanan Sovyet ekibinden takım arkadaşı olan Atlanta’lı Alexander Volkov ile Golden State ekibinden Sarunas Marciulionis’in çekiştiği mücadelede Hawks, Warriors takımını 112-96 mağlup etti.
________________________________________
15 Kasım 1952: 50 sene önce bugün, NBA tarihinde ilk kez, beş tanesi Baltimore Bullets ve sekizi Syracuse Nationals takımlarından tam 13 oyuncu, uzatmaya giden maçta faul sınırını geçtikleri için oyun dışı kaldılar. Syracuse ekibinden o kadar fazla basketçi mücadele dışında kaldı ki, hakemler saha içindeki beş kişilik takımı tamamlayabilmek için bazılarının oyuna dönmesine izin verdiler. Özel müsaadeyle mücadeleye devam eden Nationals takımı oyuncuları faul yaptıklarında, kazandığı serbest atışlara ek olarak Baltimore takımının bir de teknik faul atışı yapmasına izin verildi. Maçı Bullets takımı 97-91 kazandı.
________________________________________

14 Kasım 1964: Gus Johnson (solda) ve Walt Bellamy, aynı ekipte oynayan ve resmi bir NBA ligi maçında 40 sayı sınırını geçen iki takım arkadaşı olarak sepettopu tarihine geçtiler. Baltimore Bullets takımının Los Angeles Lakers’ı 127-115 yendiği maçta Gus Johnson 41, Walt Bellamy ise 40 sayı kaydetti.
________________________________________

13 Kasım 1964: St. Louis Hawks takımının ünlü forveti Robert “Bob” Pettit, Cincinnatti Royals ekibine 123-106 yenildikleri maçta 29 sayı kaydederek; “basketbol kariyerinde 20.000’inci sayıya erişen ilk NBA oyuncusu” unvanıyla sepettopu tarihine geçti.
________________________________________
9 Kasım 2002: 17 sezon boyunca Houston Rockets takımında top sektiren ve takımını 1994 ve 1995 yıllarında ardarda şampiyonluğa taşıyan; 12 kez All-Star takımı kadrosunda yer alan, 1994 sezonunun En Değerli Oyuncusu (MVP) seçilen , 1993 ve 1994 döneminin En İyi Savunma Yapan Oyuncusu unvanını alan 39 yaşındaki Hakeem “The Dream” Olajuwon, 34 numaralı formasıyla birlikte emekliye ayrıldı.
Lagos, Nijerya’da doğan Olajuwon, 17 yaşındayken öğrenim gördüğü yatılı okulda başlamış basketbole. Benzersiz yeteneği, orada keşfe çıkan Amerikalı bir sporcu avcısının dikkatini çekmiş. Ardından, Birleşik Devletler’de, vatanındaki hava şartlarına benzer iklimdeki Teksas eyaletinde bulunan Houston Üniversitesi’nde bir burs ayarlanmış ünlü oyuncuya. 1985’te profesyonelliğe geçen ve 1996 yılında Birleşik Devletler’in Olimpiyat Takımı kadrosuna seçilen Hakeem, NBA liginde örnek gösterilen bir sporcuydu.

11 Kasım 1946: Madison Square Garden mekânına sökün eden yaklaşık 18.000 kişilik taraftar kitlesi, kentin yeni NBA takımını evlerinde ilk kez seyretmenin heyecanını yaşıyordu. BAA (Basketball Association of America) liginden NBA organizasyonuna transfer olan New York Knickerbockers veya kısa adıyla Knicks ekibi, bu salondaki ilk maçında Chicago Stags ile karşılaştı ve uzatmaya giden mücadelede sahadan 78-68 yenik ayrıldı.

12 Kasım 1986: NBA tarihinde ilk kez, resmi bir lig maçında, mücadele eden her iki takımın koçu da, ekiplerinin başında yer alamadı. Koçlar K.C. Jones ve Don Nelson, çok hasta oldukları için Boston-Milwaukee karşılaşmasında takımlarını saha kenarından yönetemediler. Boston Celtics bu mücadelede Milwaukee Bucks ekibini 124-116 mağlup etti.
________________________________________
7 Kasım 1991: Los Angeles Lakers takımının yıldızı Magic Johnson, yaptığı şok açıklamayla, kan testi sonuçlarının HIV-pozitif çıktığını ve AIDS virüsü taşıdığını; bu yüzden basketbol kariyerini noktalayarak emekliye ayrılacağını duyurarak, sepettopu alemini afallattı.
________________________________________

6 Kasım 1961: Amerika Birleşik Devletleri Posta İdaresi (United States Post Office), sepettopu sporunun mucidi Kanadalı Doktor James Naismith’in basketbolü icat edişinin yüzüncü yılı anısına, üstte görülen, “ilk gün zarfı”, “anma pulu” ve “altın anahtarlık”tan oluşan özel bir hatıra paketi çıkardı.
________________________________________

5 Kasım 1946: NBA ligi tarihinde ilk kez, resmi bir maç sırasında cam panya kırıldı. Boston Celtics takımından Chuck Connors, potaya okkalı bir smaç bandırırken, camekânı paramparça etti. Connors, basketbol kariyerini yarıda bırakarak beysbol ligine geçmiş ve 1951 yılında Brooklyn Dodgers takımına transfer olmuştu. Daha sonra sırasıyla Chicago Cubs ve patlama yaptığı LA Angels takımlarında sopa sallayan ünlü oyuncu; ayrıca Hollywood filmlerinde küçük rollerde gözükmeye başlamıştı. Daha çok aktör kimliğiyle tanınan Connors, “The Rifleman” adlı TV dizisiyle (üstte sağda) şöhreti yakalamıştı.
________________________________________

4 Kasım 1987: NBA Komisyonu, aldığı genişleme kararı (expansion) ile dört yeni kulübün lige kabul edeceğini duyurdu, Charlotte ile Miami şehirlerinin takımlarının 1988 sezonundan; Minneapolis ile Orlando ekiplerinin ise 1989 sezonundan itibaren NBA liginde mücadele edeceklerini açıkladı.
________________________________________
1 Kasım 1950: National Basketball Association (NBA) liginde ilk kez bir siyahi oyuncu resmi maçta forma giydi. 25 Nisan 1950 tarihinde yapılan draft organizasyonunda Boston Celtics takımı tarafından seçilen, Duquesne Üniversitesi’nden Charles Cooper, NBA liginde hem “ilk draft edilen”, hem de “ilk kez lig maçına çıkan siyahi oyuncu” unvanını taşımaktadır.
________________________________________

31 Ekim 1968: 1968 senesinde kurularak NBA ligine iştirak eden ve unvanı da, 14.000’i aşkın taraftarın önerdiği Skunks (kokarca), Beavers (kunduz), Hornets (eşek arısı) ve Ponies (midilli) seçeneklerinin arasından “Bucks” adının tercih edilmesiyle seçilen Milwaukee ekibi, ligdeki ilk galibiyetini, oynadıkları altıncı maçta Detroit Pistons karşısında aldı. 134-118 sonuçlanan mücadelede Milwaukee takımından Wayne Embry, 30 sayı atarak Bucks tarihine geçti.
________________________________________

7 Ekim 1985: 1984 Olimpiyat Oyunlarında altın madalya kazanan Amerika Birleşik Devletleri kadın milli basketbol takımının kaptanı Lynette Woodward, Harlem Globetrotters gösteri ekibine davet edilerek, bu kumpanyada görev yapan ilk bayan basketbolcü oldu.
________________________________________

4 Ekim 1993: Michael “Air” Jordan, bütün spor âlemini şaşırtan şok bir kararla, profesyonel basketbol hayatını noktalayarak, emekliye ayrılacağını ve spor kariyerine beysbol liginde devam edeceğini açıkladı.
________________________________________
27 Eylül 2002: Basketbol oyuncuları Earvin “Magic” Johnson ile Drazen Petrovic; koçlar Larry Brown, Lute Olson, Kay Yow ve Harlem Globetrotters takımı, basketbolün doğum yeri Springfield, Massachussetts’te düzenlenen törenle “Basketball Hall of Fame” tabakasına yükseldiler.
________________________________________
26 Eylül 1973: NBA (National Basketball Association) liginde mücadele eden Los Angeles Lakers ekibinde forma giyen efsane oyuncu Wilt “the Stilt” Chamberlain, dönemin rakip organizasyonu ABA (American Basketball Association) liginden aldığı teklifin ardından, yıllık 600.000 dolar maaş ile üç sezonluk sözleşme imzalayarak San Diego Conquistadors takımına oyuncu-koç göreviyle transfer oldu.
________________________________________
17 Eylül 1988: Minnesota eyâleti Minneapolis vilâyetinin basketbol takımı; NBA organizasyonun iki aşamalı genişleme (expansion) operasyonu vesilesiyle, 1989-90 sezonunda, Orlando, Miami ve Charlotte ekipleriyle beraber ulusal profesyonel lige katılmaya hak kazandı. Takıma isim bulabilmek için düzenlenen yarışmaya iştirak eden taraftarlar, 1284 münferit ad önermişler. 17 kişi tarafından teklif edilen “Timberwolves” (Gri Kurtlar) ile “Polars” (Kutup Ayıları) lâkapları finalist olmuş. Şehir meclislerine havâle edilen ve 14 yıl önce bugün sonuca ulaşan karar sürecinde “Timberwolves” adı, bu eyalette barındırılan Uluslararası Kurt Merkezi ile kapsamlı araştırma kuruluşları ve korunmaya alınmış yaşam alanları göz önüne alınarak, takıma uygun bulunmuş. Kuzey Amerika’da, Alaska’da ve özellikle Minnesota civarında ikâmet eden ve nesli tükenmek üzere olan bu nadide gri kutup kurtları, “Timber Wolf” ismiyle anılıyor.
________________________________________
16 Eylül 1934: Lakers takımının efsane oyuncusu Elgin Baylor (solda) dünyaya geldi. 1958-60 yılları arasında Minneapolis Lakers, 1960-72 döneminde de Los Angeles Lakers forması giyen Baylor, profesyonel basketbol kariyeri sırasında; 1959 yılında “NBA Yılın Çaylağı”, yine aynı sezonda All-Star maçının “En Değerli Oyuncusu” (MVP) seçilmişti. 11 kez NBA All-Star takımı kadrosunda yer alan (1959-65, 1967-70) ünlü sporcu, 24 Nisan 1962’de Boston Celtics takımına karşı yapılan final mücadelesinde 61 sayı atarak, “NBA finallerinde bir maçta en fazla sayı kaydeden oyuncu” unvanını elde etmişti. Dizinden sakatlanarak 1971-72 sezonunda emekliye ayrılan “Big E”, 1974’te New Orleans Jazz takımına asistan koç olarak gelmiş ve 1976 yılında aynı kulüpte koçluk görevine yükselmişti. 1977 senesinde “Hall of Famer” tabakasına tekamül eden Elgin Baylor, 1986’dan bu yana Los Angeles Clippers takımında, basketbol operasyonları bölümünü yönetiyor.
________________________________________

10 Eylül 1998: 1998 yazında NBA oyuncuları ve takım sahipleri arasındaki pazarlıklar ve görüşmeler, “salary cap” konusu yüzünden yarıda kesildi. Oyuncular yeni anlaşmayı imzalamayı reddedince, NBA ligi tarihinde ilk kez, takım sahipleri lokavt ilan ederek maçların oynanmayacağını bildirdiler. Ardından oyuncular, lokavt periyodu boyunca ödemelerin yapılması talebiyle takım sahiplerini mahkemeye verdiler ve hakim de takım sahipleri lehine karar bildirdi.
10 Eylül 1998 tarihinde takım sahipleri 24 adet sezon başı gösteri maçını iptal ettiler ve hazırlık kamplarını süre belirlemeksizin ertelediler. Bu karardan etkilenen ilk organizasyon, 12 Ekim’de İsrail’in Tel-Aviv kentinde Miami Heat ile Maccabi Elite arasında oynanacak gösteri maçı oldu. Ekim başında, normal sezonun ilk iki haftasında yapılacak maçlar iptal edildi. Takım sahipleri ile oyuncular birliği toplantılarına devam ettiler ancak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Kasım ayına değin hiçbir gelişme olmazken, Aralık ayının ilk haftasında NBA Komisyonu Başkanı David Stern, sezon maçlarının tamamen oynanamayacağı yönünde açıklamada bulundu.
4 Aralık 1998 tarihinde oyuncular birliği son teklifini sundu. Ve iki gün sonra, 6 Aralık’ta yapılan ve bütün gece süren gizli oturumunun ardından, anlaşmaya varılarak ligin devamına, sezonun da bir defaya mahsus olmak üzere 82 yerine 50 maçlık kısaltılmış programda oynanmasına karar verildi.

(Fotoğraf: San Antonio Spurs takımı kaptanı ve süperyıldızı “Amiral” David Robinson, NBA Oyuncular Derneği Direktörü Billy Hunter ve NBA Oyuncular Birliği Başkanı, New York Knicks takımı kaptanı ve süperyıldızı Patrick Ewing, basına lokavt hakkında açıklama yaparlarken.)
________________________________________
9 Eylül 1972: Basketbol tarihinin en tartışmalı mücadelesinde, 62 maçtır hiç yenilgi yüzü görmeyen Amerika Birleşik Devletleri Olimpik Basketbol Takımı, Sovyetler Birliği ile yapılan final maçından mağlup ayrılmıştı. Soğuk savaş döneminde düzenlenen ve 11 İsrailli sporcunun ölümüyle sonuçlanan terörist saldırı ile hatırlanan 20. Yaz Olimpiyat Oyunları kapsamında Batı Almanya’nın Münih kentinde yapılan maçı, Sovyetler Birliği takımı 51-50 kazanmıştı. Final maçının bitimine 3 saniye kala 50-49 önde olan ABD takımı maçı kotardığını düşünürken, hakemler bu son anı tekrar tekrar üç kez oynatmışlar ve Alexander Belov’un bulduğu basketle de mücadelenin kaderi değişmişti. Maçın ardından yapılan seremonide, şampiyonluklarının engellendiğini düşünen Amerika Birleşik Devletleri takımı gümüş madalya almayı reddetmiş, resmi protesto için başvurmuş ve törene katılmamıştı.
________________________________________
5 Eylül 1979: UCLA Üniversitesinden Ann Elizabeth Meyers, “bir NBA takımıyla sözleşme yapan ilk ve tek kadın basketbolcü” olarak tarihe geçti. Indiana Pacers kulübü ile kontrat imzalayan Meyers, bir haftalık hazırlık kampından sonra takımdan kesilmişti. 10 Mayıs 1993’te Hall of Fame tabakasına yükselen ünlü sporcu, 1978 senesinde kurulan WPBL (Women’s Professional Basketball League) Bayanlar Profesyonel Basketbol Ligi’nde “ilk draft edilen oyuncu” unvanını da taşımaktadır. Meyers halen ESPN, NBC ve CBS gibi televizyon kanallarında yorumcu olarak görev yapıyor.
________________________________________
4 Eylül 1942: Disney aleminin meşhur karakteri; sakar, dişlek, meraklı ve iyi kalpli köpek Goofy, 1941 senesinde spor içerikli çizgi filmlerde boy göstermeye başlamıştı. Bu kısa filmlerde Goofy, öyküsel biçimde, popüler spor dallarının nasıl icra edileceğini küçük izleyicilere aktarıyordu. İşte bu serilerin “How To Play Basketball” (Basketbol Nasıl Oynanır) bölümü, 60 sene önce, bugün piyasaya çıkmıştı. Belki de bu çizgi film, sepettopu üzerine yapılan ilk eğitici seyirlikti.

3 Eylül 1974: 1960-70 yılları arasında Cincinnati Royals takımında oynayan ve Milwaukee Bucks ekibinde basketbol kariyerini sürdüren NBA liginin efsane oyuncusu Oscar Robertson (The Big O), bugün emekliye ayrıldı.
14 senelik NBA kariyeri sırasında “Big O”, kadrosunda yer aldığı takımları 10 kez play-off serilerine taşıdı ve 1971 sezonunda Bucks kulübüne dünya şampiyonluğunu kazandırdı. 1961’de “Yılın Çaylağı” seçilen Robertson, 1964’te de “En Değerli Oyuncu” ödülünü kazandı. 12 kez NBA All-Star kadrosuna seçildi ve bunların üç tanesinde de “En Değerli Oyuncu” ünvanını aldı. 1961-62 döneminde, NBA ligi tarihinde sezonu triple-double performansıyla tamamlayan ilk oyuncu oldu (maç başına 30.8 sayı, 12.5 ribaund ve 11.4 asist). Serbest atış yüzdesi ile iki, asistleri ile de altı kez lig liderliğini ele geçirdi.
1980’de Hall of Famer olan Oscar Robertson, basketbol otoritelerince; “elinden her iş gelen, çok yönlü ve gelmiş geçmiş en becerikli basketbol oyuncularından bir tanesi” olarak nitelendiriliyor.
________________________________________
2 Eylül 1970: American Basketball Association (ABA) ligi takımlarından New York Nets, draft hakkı ve para karşılığında Virginia Squires (eski Washington Capitols) ekibi oyuncusu Hall of Famer Rick Barry’i renklerine bağladı. Rick Barry, profesyonel basketbol kariyeri sırasındaki şu ödülleri kazanmıştı:
— NBA Yılın Çaylağı (’66)
— NBA En Skorer Oyuncu (’67) (maç başına 35.6 sayı ortalamasıyla)
— NBA Finallerin En Değerli Oyuncusu (’75)
— NBA All-Star Takımı Oyuncusu (’66, ’67, ’73-’78) (sekiz kez)
— NBA All-Star Maçı En Değerli Oyuncusu (’67)
— ABA All-Star Takımı Oyuncusu (’69-’72)
— NCAA, ABA ve NBA liglerinin hepsinde en skorer oyuncu ödülünü kazanan tek sporcu
— NBA 50. Yıl Kutlamaları Tüm Zamanların Yıldızları Takımı Oyuncusu (’96)
________________________________________
29 Ağustos 1974: Liseli basketbol yıldızı Moses Malone, (sağda) henüz 19 yaşındayken ABA (American Basketball Association) takımlarından Utah Stars ile sözleşme imzalayarak, “liseden direkt olarak profesyonel basketbol ligine geçen ilk oyuncu” oldu. ABA kapandıktan sonra NBA’e (Houston Rockets) geçen Malone, 1982 yılında tuhaf bir şekilde Philadelphia’ya transfer oldu. (Önce 76ers ile offer-sheet imzaladı, Rockets teklifi match etti ama sonra Malone’u Caldwell Jones ve draft pick karşılığında Philly’e takas etmeye razı oldu!) Malone, 76ers forması altında Dr J, Andrew Toney, Maurice Cheeks, Bobby Jones gibi yıldızlara katılmakla kalmadı, 24.5 sayı, 15.3 ribaunt ortalamalarıyla müthiş bir sezon geçirdi. 65-17 ile bitirilen normal sezonun MVP’si Moses Malone önderliğinde 76ers, Doğu yarıfinallerinde Knicks’i süpürdü, konferans finalinde Bucks’ı 4-1 ile geçti ve NBA finalinde Lakers’a maç vermeden şampiyon oldu. Moses bir de finaller MVP’si seçilirken, gelmiş geçmiş en iyi 76ers takımı da, NBA şampiyonluğunu, tek mağlubiyetlik müthiş bir playoff serisiyle (12-1) kazanmış oldu.
________________________________________
26 Ağustos 1934: Boston Celtics takımının efsane oyuncularından Tom Heinsohn (solda), New Jersey eyaletinin Jersey City kentinde doğdu. Hawk (atmaca) veya Dr. Hawkenstein lakabıyla anılan Heinsohn, 1956-65 yılları arasında Boston Celtics takımında oyuncu olarak, 1969-78 döneminde ise koç sıfatıyla görev yapmıştı. On kez (sekizi oyuncu, ikisi ise koçken) NBA şampiyonluğunu tadan Heinsohn, 1957’de Yılın Çaylağı, 1973’te Yılın Koçu ödüllerini kazanmış, altı kez NBA All-Star takımına seçilmiş ve 1986’da Hall of Fame tabakasına yükselmişti.
________________________________________
5 Temmuz 1968: Philadelphia 76ers takımı, tüm zamanların en önemli hücum oyuncusu sayılan Wilton Norman Chamberlain’i; Darrell Imhoff, Archie Clark, Jerry Chambers ve açıklanmayan miktarda para karşılığında Los Angeles Lakers ekibine takas etti. NBA efsanesi Hall of Famer Wilt “The Stilt” Chamberlain, profesyonel kariyerinin son beş yılını Los Angeles Lakers kulübünde geçirmişti.
________________________________________
4 Temmuz 1902: Harlem Globetrotters takımının kurucusu Polonyalı göçmen bir ailenin Londra doğumlu oğlu Abe Saperstein, tarihte bugün dünyaya geldi. 1920’li yıllarda Savoy Big Five adındaki basketbol takımının koçluğunu yapan Saperstein, ekibinin sponsoru olan Chicago şehrinin güney tarafında hizmet veren Savoy Balo Salonu’ndaki danslı eğlence işleri kesat gitmeye başlayıp işletme sahiplerinin takıma hâmilik etmekten vazgeçmesiyle, ekmek parasını doğrultabilmek için takımını gezici varyete tayfasına dönüştürmüştü.
Abe Saperstein, ilk aşamada hafiften bir imaj çalışması yaparak takımın adını Harlem Globetrotters olarak değiştirmiş. Ön ad olarak Harlem lakabını seçmesinin esbâbı mucibesi, kadronun Afrikalı ve Amerikalı oyunculardan oluşması ile alâkalı… “Globetrotters”, yani “dünya gezgini” sıfatının tercih edilmesinin altında da, kumpanyanın ismine çekici, gözalıcı bir cilâ çekme maksadı yatıyor.
Saperstein’ın Model “T” Ford arabasıyla yollara düşen ekip, ilk sahnesini 7 Aralık 1927’de Illinois’de 300 kişilik bir seyirci topluluğu önünde almış. O eyâlet senin, bu vilâyet benim dolaşan takım, 15 yıl kadar amatör şov maçlarında boy göstermiş. Kısıtlı sayıda elemandan oluşan kadroda sakatlıklar yaşandığında, Saperstein arızalı oyuncunun formasını kapıp sahaya çıkıyormuş.
1939 senesinde ilk profesyonel basketbol turnuvasına katılan Harlem takımı, bu turnuva sırasında oynadıkları ve 112-5 kazandıkları bir maçta, farkın açılmasından cesaretle soytarılık yapmaya başlamışlar. Seyirci grubu, bu doğaçlama gösteriye bayılmış. Karşılaşmadan sonra paranın kokusunu alan Saperstein, oyuncularını toplayıp “skoru riske atmadıkça maç içinde daha fazla atraksiyon yapabileceklerini” tebliğ etmiş.
Türkiye dahil olmak üzere 115 ülkede 100 milyonu aşkın basketbol sevdalısının kapsama alınan girmiş Harlem Globetrotters takımı, hiçbir spor dalında emsâli görülmemiş bir rekora imza atarak, kariyerindeki 20.000’inci basketbol maçına 2000 yılında çıkmıştır.
Globetrotters kumpanyasının kurucusu ve sahibi Abe Saperstein, 15 Mart 1963’te 63 yaşındayken vefat etti. 1971’de basketbolün mucidi Kanadalı Dr. James Naismith’in bu sporu yarattığı kasabada, yani Springfield, Massachusetts’te bulunan Basketball Hall of Fame müzesinin en istisnai köşelerinden biri Abe Saperstein’ın aziz anısına ayrıldı ve adı ölümsüzleştirildi.
(Fotoğrafta Abe Saperstein ve Wilt “The Stilt” Chamberlain, 1958’de sözleşme imzaladıkları gün görülüyorlar.)
________________________________________
28 Haziran 1983: Oybirliğiyle üç kez NCAA’de yılın oyuncusu seçilen Virginia Üniversitesi’nden forvet/pivot Ralph Sampson, 1983 NBA draft organizasyonunda ilk sıradan Houston Rockets takımı tarafından tercih edildi. Beş sezon Houston ekibinde forma giyen Sampson, 1986 yılında takımını, Akeem Abdul Olajuwon ile birlikte NBA finallerine kadar taşıdı. Playoff mücadelelerinde Sacramento Kings, Denver Nuggets ve Los Angeles Lakers ekiplerini geçerek, final serisinde Boston Celtics ile eşleşen Rockets; altı maçlık mücadelenin ardından dünya ikinciliği ile yetinmek zorunda kaldı. Houston Rockets kadrosunda yer alan “The Dream” Olajuwon ve Ralph Sampson, “Twin Towers/İkiz Kuleler” lakabıyla tanınıyorlardı. Bu iki dev adam NBA liginin ilk ikiz kuleleri değillerdi ancak “birinci sıradan draft edilip bu takma adı alan ilk ikili” idiler. Olajuwon-Sampson düosu, Sampson’ın Golden State takımına takas edilmesine değin dört buçuk sezon birlikte oynadılar.
________________________________________
26 Haziran 1991: Madison Square Garden, New York City, NY’da yapılan 1991 NBA Draft gecesinde, ilk sıradan seçim hakkına sahip olan Charlotte Hornets takımı, Las Vegas, Nevada Üniversitesi’nden (UNLV) forvet Larry Johnson’ı tercih etti. O sezon maç başına 19.2 sayı ve 11 ribaunt ortalamaları ile oynayan Larry Johnson, “Yılın Çaylak Oyuncusu” seçilerek, Charlotte Hornets takımının ne kadar yerinde bir tercih yapmış olduğunu böylece kanıtladı. (Popüler bir televizyon dizisinde oynadığı rolden dolayı “Grandma/Büyükanne” lakabıyla da tanınan ve kısaca LJ diye çağırılan Johnson, geçtiğimiz sezon öncesinde kronik sakatlıklarından dolayı sağlık sebepleriyle New York Knicks takımından emekli olarak aktif NBA kariyerini noktaladı.)
________________________________________
25 Haziran 1979: Los Angeles Lakers takımı, 1979 draft organizasyonundaki ilk sıradan seçim hakkını Michigan State Üniversitesi’nden Earvin “Magic” Johnson için kullandı.
25 Haziran 1997: Wake Forest Üniversitesi’nin pivotu Tim Duncan, San Antonio Spurs kulübü tarafından birinci sıradan draft edildi.
25 Haziran 1999: San Antonio Spurs takımı, kulüp tarihindeki ilk NBA şampiyonluğunu kazandı. Final serisinin beşinci maçında New York Knicks ekibini 78-77 mağlup eden Spurs kadrosundan Tim Duncan, finallerin en değerli oyuncusu seçildi. San Antonio Spurs, elde ettiği bu zaferle, “dünya şampiyonluğuna erişen ilk eski ABA (American Basketball Association) ligi takımı” ünvanını da almış oldu.
________________________________________
24 Haziran 1901: Adı Converse marka meşhur bez basketbol ayakkabılarını süsleyen efsane basketbol adamı Charles A. “Chuck” Taylor, Indiana’da dünyaya geldi. Taylor’ın ismiyle birlikte anılan Converse All Star, dile kolay 85 yıl önce, 1917 yılında imâl edilmeye başlanmış. 1908 senesinde Marquis M. Converse tarafından tesis edilen “Converse Kauçuk Sanayi” fabrikasında
üretilen mâlum ayakkabının piyasaya sürülme sebebi, rakip firmanın “Keds” markasıyla pazara tanıttığı, aynı stil ve karakteristikteki lastik ayakkabılara muhalefet etmekmiş. Güçlü hasımları ile baş edebilmek ve All Star modelinin tanıtımı daha etkili yapabilmek maksadıyla, Converse müessesesi, Chuck Taylor isimli Akron Firestones basketbol takımı oyuncusu ile 1921 yılında anlaşma imzalamış.
Bakın ne sebeple bu görev için Chuck Taylor seçilmiş: 1921 yazında Converse firmasının Chicago satış ve pazarlama ofisine uğrayarak ağrıyan ayağından şikayet eden Taylor, Converse yöneticilerini, sadece basketbol sporu için tasarlanmış bir ayakkabı üretmeleri için ikna ederek bu işi kapmış. Basketbol camiasını yakından tanıyan Charles “Chuck” Taylor, pazarlama faaliyetleri için çok zahmetli, ancak ziyadesiyle tesirli bir yöntem uygulayarak bütün Birleşik Devletler’i baştan aşağıya kolaçan etmiş. Uğradığı her durakta basketbol klinikleri oluşturarak; hem bu sporun yaygınlaşmasına, hem de reklamını yaptığı ayakkabının popülaritesinin artmasına katkıda bulunmuş.
Dört başı mâmur halde kendini bu misyona adayan Chuck Taylor, sepettopu
cemaatince “Basketbol Elçisi” lakabıyla taçlandırılmış. Yorgunluk tanımayan gayretlerin sonucunda All Star modelini halka beğendiren ve benimseten elemanlarına şükranlarını sunabilmek için, Converse firmasının sahipleri, nam salmış pabuçlarının konçlarında yer alan kabartılı yamaya Taylor’ın imzasını eklemişler ve modelin ismini “Chuck Taylor All Star” olarak yenilemişler.
1968, Chuck Taylor için kıvançlı bir sene olmuş ve kendisi, vefatından bir sene önce “Basketball Hall of Famer” mertebesine yükselme bahtiyarlığını yaşamış.
________________________________________

21 Haziran 1997: Bayanlar Ulusal Basketbol Birliği’nin (WNBA-Women’s National Basketball Association) organize ettiği ligin açılışı yapıldı. Sezonun ilk maçında New York Liberty takımı, Los Angeles Sparks ekibini 67-57 mağlup etti.
________________________________________
20 Haziran 1993: Final serisinin altıncı maçında misafir takım Phoenix Suns ile karşılaşan Chicago Bulls ekibi, mücadelenin bitimine 3.9 saniye kala John Paxson’ın isabet ettirdiği üç-sayılık atışla 99-98’lik skoru yakalayarak arka arkaya üçüncü kez NBA şampiyonluğunu ilan etti. Chicago Bulls kulübü, eriştiği bu zaferle, o güne kadar peş peşe üç defa NBA şampiyonluğunu kazanabilen üçüncü takım oldu. (1952-53-54 sezonlarında Minneapolis Lakers takımı ardı sıra üç kez, 1959-1966 arasında Boston Celtics ekibi peş peşe sekiz defa, 1996-97-98 yıllarında yine Chicago Bulls takımı üç kez ve son olarak 2000- 2001- 2002 sezonlarında Los Angeles Lakers kulübü arka arkaya üç defa şampiyonluk kupasını kucaklamışlardır.)
________________________________________
19 Haziran 1984: Houston Üniversitesi’nden pivot Akeem “The Dream” Abdul Olajuwan (sağda), 1984 NBA Draft organizasyonunda, Houston Rockets takımı tarafından birinci sıradan seçildi. İkinci sıradan seçim hakkına sahip olan Portland Trail Blazers takımı ise tercihini, yine pivot pozisyonunda görev yapan Kentucky Üniversitesi oyuncusu Sam Bowie için kullandı. North Carolina’dan Michael Jordan üçüncü sırada Chicago Bulls tarafından seçilirken, yoldaşı Tar Heel Sam Perkins’i de dördüncü sıradan Dallas Mavericks kulübü aldı. Auburn Üniversitesi forveti Charles Barkley beşinci sıradan Philadelphia 76ers takımı tarafından draft edildi. 1984’de bugün yapılan sözkonusu draft, çoğu otorite tarafından “NBA tarihinin en iyi drafti” olarak nitelendirilir.
18 Haziran 1932: FIBA (Federation Internationale de Basketball Amateur) Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu, İsviçre’nin Cenevre kentinde kuruldu.
________________________________________

17 Haziran 1976: ABA (American Basketball Association) liginin altı takımından dört tanesi New York Nets, Indiana Pacers, San Antonio Spurs ve Denver Nuggets, NBA organizasyonuna katıldılar. Böylece, dokuz sezondur süregelen basketbol ligi savaşları sona erdi ve yeni kulüplerin katılımıyla, 22 ekibin mücadele ettiği NBA ligi, “profesyonel sepettopu branşının en mühim çalenç arenası” durumuna geldi.
________________________________________
13 Haziran 1989: Hall of Fame azası koç Chuck Daly yönetimindeki Detroit Pistons takımı, final serisinin dördüncü maçında Los Angeles Lakers ekibini 105-97 yenerek kulüp tarihindeki ilk NBA şampiyonluğu kazandı. 43. NBA Şampiyonası’nın bu son maçında, 40 sayı atan efsane pivot Kareem Abdul-Jabbar’ın üstesinden gelen Detroit ekibinde altı oyuncu çift haneli skorlara ulaşırken, ardı sıra dört maçı da kazanan Pistons, Lakers kulübünün arka arkaya üçüncü kez dünya şampiyonu olma umutlarını son erdirdi. Fotoğraf: Dönemin ABD Başkanı George Bush, Detroit Pistons takımını Beyaz Saray’da kabul ediyor.
________________________________________

12 Haziran 1991: Koç Phil Jackson önderliğindeki Chicago Bulls takımı, 25 yıllık kulüp tarihinde ilk kez NBA şampiyonluğunu kazandı. Los Angeles Lakers takımını 4-1 mağlup ettikleri final serisinin en değerli oyuncusu seçilen (NBA Finals MVP) Michael Jordan, 108-101 biten beşinci ve son maçta 10 asist yapıp 30 sayı atarak double-double yaparken, arkasındaki destek ekibinden Scottie Pippen 32, John Paxson ise 20 sayı kaydettiler.
________________________________________
10 Haziran 1977: Delta State Üniversitesi’nden Hall of Famer Lusia Harris-Stewart, 1977 yılı draft organizasyonda New Orleans Jazz tarafından yedinci turda seçilerek, “bir NBA takımı tarafından draft edilen ilk kadın basketbolcü” olarak tarihe geçti. Lusia, 1976’da gerçekleştirilen Montreal Olimpiyat Oyunları’nda olimpik spor kapsamına alınan bayanlar basketbolü dalında yapılan ilk maçta, ilk basketi kaydeden sporcudur.
10 Haziran 1986: Hall of Famer Nancy Lieberman-Cline, “erkekler profesyonel basketbol liginde oynayan ilk kadın basketbolcü” olarak tarihe geçti. USBL liginde (United States Basketball League) mücadele eden Springfield Fame ekibinde forma giyen Lieberman, ilk maçına Staten Island Stallions takımı karşısında çıktı. 1987 sezonunda, aynı ligde yer alan Long Island Knights takımına transfer oldu.
________________________________________
7 Haziran 1978: Final serisinin yedinci maçına deplasmanda çıkan, koç Dick Motta, Hall of Famer tabakasından Wes Unseld ve Elvin Hayes önderliğindeki Washington Bullets takımı (şimdiki Washington Wizards), Seattle SuperSonics ekibini 105-99 yenerek, kulüp tarihindeki ilk ve tek NBA şampiyonluğunu kazandı.

6 Haziran 1946: İkinci Dünya Savaşının sona ermesiyle, ülkenin büyük spor salonlarının sahipleri, profesyonel basketbolün, hokey ve kolej basket maçları dışındaki zamanlarda boş kalan mekânlarını doldurmak için iyi bir atraksiyon olabileceğini düşünmüşler. Böylece NBA liginin selefi Basketball Association of America (BAA), hokey takımı sahipleri ve salon yöneticilerinden oluşan bir grup girişimcinin, Bostonlu Walter Brown önderliğinde New York şehrindeki Commodore Oteli’nde biraraya gelmesiyle kurulmuş. BAA liginin ilk sezonuna; New York, Boston, Chicago, Cleveland, Detroit, Philadelphia, Pittsburgh, Providence, St. Louis, Toronto ve Washington şehirlerinin kulüplerinden oluşan 11 takımın katılımı sağlanmış. BAA teşkilatının ilk başkanı, Hall of Famer Maurice Podoloff olmuş. (BAA ile Amerika’nın orta bölgesinde yer alan takımların katıldığı diğer profesyonel basketbol ligi NBL’in [National Basketball League] 1949 yılında birleşmesiyle, bugünkü National Basketball League [NBA] organizasyonu meydana gelmişti.)
________________________________________
5 Haziran 1977: Final serisinin altıncı maçında Philadelphia 76ers takımını 109-107 mağlup eden Portland Trail Blazers, NBA şampiyonluğunu kazandı. Portland takımı, ligin 31 yıllık geçmişinde, serinin ilk iki maçını kaybettikten sonra, ardı sıra dört galibiyet alarak kupaya erişen ilk NBA ekibi oldu. Portland takımından Hall of Famer William (Bill) Walton, bu maçta yaptığı 8 blok ile, “bir NBA final maçında en fazla top kesme yapan basketbolcü” olarak tarihe geçti.
5 Haziran 1961: Üç-sayılık atış alanı ve kuralının, henüz yeni yapılandırılan ABL (American Basketball League) liginde uygulanmasına karar verildi.
4 Haziran 1976: NBA tarihinin en muhteşem maçı olarak hatırlanan ve üç kez uzatmaya giden Boston Celtics ile Phoenix Suns arasındaki final serisi beşinci karşılaşması oynandı. Hiddetli, sert ve çok ateşli geçen bu uzun soluklu maçın ardından Celtics, Phoenix Suns takımını Boston Garden’da 138-126 mağlup etmiş ve final serisinde 3-2 öne geçmişti. İkinci uzatmanın son saniyesinde attığı buzzer beater* ile maçı üçüncü uzatmaya taşıyan Phoenix forveti Gar Heard, 61 dakika oyunda kalarak, “bir NBA final serisi maçında en fazla süre alan oyuncu” olarak tarihe geçmişti. (Bu rekorun güncel sahibi, 13 Haziran 1993’te yapılan Phoenix-Chicago karşılaşmasında 62 dakika oyunda kalan Suns point guardı Kevin Johnson’dır.)
________________________________________
3 Haziran 1967: Sepettopu Tarihi köşesini hazırlayan bu fakir (Selim Ataz) dünyaya geldi.
3 Haziran 1992: Bulls takımının yıldızı Michael Jordan; Chicago’nun Portland Trail Blazers’ı 122-89 mağlup ettiği, NBA finalleri açılış maçının ilk yarısında, altısı üçlük olmak üzere kaydettiği 35 sayıyla; “bir NBA final maçının ilk devresinde atılan en fazla sayı” ile “bir final mücadelesinin ilk yarısında isabet ettirilen en fazla üçlük atış” kategorilerindeki bireysel rekorları kırdı.

________________________________________
30 Mayıs 1976: Phoenix takımının çaylak pivotu Alvan Adams’ın 33 sayı attığı ve 14 ribaunt aldığı NBA final serisi üçüncü maçında Suns ekibi Boston Celtics’i 105-98 mağlup etti. “Oklahoma Kid” lakabıyla tanınan Alvan Adams, 1975 yılında, henüz üniversitedeki son senesindeyken NBA draft organizasyonuna katılmış ve Suns takımı tarafından ilk turda seçilmişti. Profesyonel olduğu başlangıç yılında takımda ilk beş çıkmaya başlayan Adams, daha birinci sezonunda 19 sayı, 9.1 ribaunt ve 5.6 asist ortalamaları tutturarak, “Yılın Çaylağı” ödülünü kazanmış, All-Star Batı takımına seçilmiş ve Phoenix Suns takımını da kulüp tarihinde ilk kez finallere taşımıştı. 1987-88 sezonun ardından 13 yıllık kariyerini Phoenix formasıyla sonlandıran Adams; Suns tarihinde halen ribaunt, asist, top çalma, maç adedi ve oynama süresi kategorilerinin lideridir. 33 numaralı forması 1992’de Phoenix Suns tarafından emekliye ayrılarak, kuruluşuna yardımcı olduğu yeni kompleks America West Arena’nın tavanına çekilen Adams, halen organizasyonda başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır.
________________________________________
28 Mayıs 1986: Boston Celtics takımının forveti Larry Bird, ardı sıra üçüncü kez Maurice Podoloff kupasını; yani NBA’de sezonun en değerli oyuncusu (MVP) ödülünü kazandı. (18 Ağustos 1890 tarihinde, Rusya’da doğan Maurice Podoloff [sağda], 1946 yılında BAA [Basketball Association of America] liginin kurulmasına ön ayak olmuş ve bu organizasyonun başkanlık görevini yürütmüştü. 1947’de, üniversite öğrencilerinin profesyonel lige dahil olmalarını düzenleyen draft sistemini ortaya çıkartmıştı. NBA organizasyonunun kuruluşu sırasında, BAA ve NBL liglerinin birleşme çalışmalarında arabuluculuk yapmıştı. 1949-63 yılları arasında “NBA’in ilk komisyon” üyesi sıfatıyla görev yapan Podoloff, 1954’te televizyon yayın haklarıyla ilgili ilk kontratı imzalayan kişi oldu. 1954 senesinde Dan Biasone tarafından yaratılan “24 saniye/shot-clock” kuralının uygulanmasını da Podoloff organize etmişti. NBA liginin en değerli oyuncusu [MVP] ödülü, onun aziz anısına, “Maurice Podoloff Trophy” adı altında verilmektedir.)
________________________________________
27 Mayıs 1981: Philadelphia 76ers takımından Julius Erving, 1980-81 sezonunun en değerli oyuncusu (MVP) seçildi. Dr. J lâkaplı Julius Erving, aldığı bu ödülle, “hem NBA, hem de ABA liginde Most Valuable Player seçilme onuruna erişen ilk basketbolcü” olarak tarihe geçti. Dr. J’in kariyerindeki ödülleri şöyledir:
ABA (American basketball Association) MVP (1974, ’75 ve ’76)
ABA Playoff MVP (1974, 1976)
NBA All-Star MVP (1977, 1983)
NBA MVP (1981)
________________________________________
24 Mayıs 1950: 1950 yılı, NBA ligi tarihinde ilk defa siyahi oyuncular ile kontrat imzalayabilme izninin çıktığı senedir. Hemen bu müsaadenin ardından New York Knicks takımı, 25.000 dolar sayarak, Harlem Globetrotters kadrosundan Nathaniel “Tatlısu” Clifton ile anlaştı. Böylece Clifton, NBA liginde mücadele eden ilk siyahi sporcu ünvanıyla tarihe geçti. Aslında aynı dönemde üç siyahi basketbolcü NBA ligine dahil oldu. Nat “Sweetwater” Clifton, bu üç oyuncudan birisidir. Bir NBA takımı tarafından draft edilen ilk siyahi oyuncu olan Chuck Cooper, 1950 yılı draft organizasyonunun ikinci turunda Boston Celtics tarafından tercih edilmişti. Washington takımı da aynı sene, West Virginia State ekibinin koyu tenli basketbolcüsü Earl Lloyd’u draft etmişti. Lloyd ilk maçına 31 Ekim 1950 tarihinde çıkarken, Cooper ondan bir gün sonra sahada boy gösterdi. Her iki oyuncudan daha önce mukavele imzalayan Clifton ise ilk resmi maçını 4 Kasım 1950’de oynadı.
________________________________________
23 Mayıs 1962: National Basketball Association Komisyonu, Philadelphia Warriors kulübünün, Kaliforniya eyaletinin San Francisco şehrine taşınma talebini onayladı. Böylece takımın adı San Francisco Warriors olarak değişti. (Bu ekip ligde halen Golden State Warriors ismiyle mücadele etmektedir.)
________________________________________
22 Mayıs 1994: Amerika Birleşik Devletleri dışından (Kanada’dan) NBA ligine dahil olan ilk takım özelliğini taşıyan Toronto kulübü; “Raptors” adı ve logosuyla meydana çıktı. Jurrasic Park filminin yakaladığı olağanüstü başarı ve dinozorların genç nüfus üzerinde bıraktığı müthiş etki; pazarlama stratejisi ve popülaritenin sağlanması açısından takıma “Raptors” lâkabının seçilmesine önayak oldu. Toronto Raptors, 1995-96 sezonu itibariyle NBA liginde mücadele etmeye başladı. (Resimde görünen, Toronto Raptors takımının sezon açılış töreninde kullanılan özel kutlama logosudur.)
________________________________________
21 Mayıs 1986: 1986 NBA playoffları, Batı Konferansı yarı final serisinin beşinci maçı… Son dört yılın kıdemli finalisti Los Angeles Lakers, daha önce hiç finale yükselme başarısı gösterememiş Houston Rockets karşısında… Houston Rockets takımı, seride 3-1 önde.
Los Angeles’ta yapılan maçın bitimine saliseler kala, Rockets ekibinden Ralph Sampson potaya dönerek bir şut savuruyor. Top havadayken bitiş düdüğü yankılanıyor salonda. Nefesler tutulmuş, çembere yol alan topu izliyor herkes sessizce. Ve basket! Skor 114-112’ye taşınırken, Houston Rockets da kulüp tarihinde ilk defa finale yükselerek Boston Celtics ile şampiyonluk mücadelesi yapmaya hak kazanıyor. (Fotoğraf o maçın sonunda çekilmiş, ortada kafasıgörünen, herkesin sarıldığı, Ralph Sampson.)
________________________________________
20 Mayıs 1979: Final serisinde Washington Bullets ile eşleşen, Koç Lenny Wilkens yönetimindeki Seattle Supersonics takımı, serinin ilk karşılaşmasını kaybettikten sonra arka arkaya dört maçı da kazanarak kulüp tarihindeki ilk ve tek NBA şampiyonluğuna ulaştı. SEPETTOPU
________________________
16 Mayıs 1980: NBA final serisinin altıncı maçı… Los Angeles Lakers, eksik kadrosuyla Philadelphia’da, Julius Erving ve 76ers takımıyla mücadele etmek zorunda… Lakers ekibinin kumandanı, sezonun en değerli oyuncusu, sayı ve ribaunt kralı Kareem Abdul-Jabbar, ayak bileğindeki sakatlık yüzünden Melekler Şehri’nde kalmış. Lakers koçu Paul Westhead, cesur bir kararla, takımın 20 yaşındaki çaylak gardı Earvin “Magic” Johnson’ı, kendi isteği üzerine pivot pozisyonunda sahaya sürüyor. Johnson; 15 ribaunt çekerek, 7 asist yaparak, 3 top çalarak ve 42 sayı atıp maçın en skorer oyuncusu olarak Lakers takımına dünya şampiyonluğunu 4-2 ile kazandırıyor. 123-107 biten final mücadelesinde kazandığı 14 serbest atışın hepsini sayıya çeviren Johnson, hem “bir NBA final maçında hiç kaçırmadan en fazla serbest atış isabet ettiren oyuncu” oluyor, hem de 1980 finallerinin en değerli oyuncusu (MVP) seçiliyor. (Not: Bir NBA final maçında hiç kaçırmadan en fazla serbest atış isabet ettiren oyuncu kategorisinin güncel rekorunun sahibi, 1990 yılında yapılan Portland-Detroit mücadelesinde15 serbest atışı sayıya çeviren Terry Porter’dır.)
________________________________________
14 Mayıs 1996: Los Angeles Lakers takımının meşhur oyuncusu Earvin “Magic” Johnson, NBA’den ikinci kez emekliye ayrıldı. 36 yaşında parke sahalara dönüş yaparak, yer aldığı 32 maçta 14.6 sayı, 6.9 asist ve 5.7 ribaunt ortalamaları tutturan Johnson; HIV-pozitif (AIDS) teşhisi konulmasının ardından 1991’de basketbol kariyerini noktalama kararı almıştı.
________________________________________
13 Mayıs 1976: Dokuzuncu ve son ABA (American Basketball Association) şampiyonasını, final serisinin altıncı maçını 112-106 kazanarak Denver Nuggets ekibi karşısında 4-2 üstünlük sağlayan NY Nets takımı kazandı. Şampiyonanın bitiminden beş hafta sonra, 17 Haziran’da yapılan açıklamada; aralarında Nets takımının da yer aldığı dört ABA kulübünün NBA ligine dahil edildiği duyuruldu. Denver Nuggets, Indiana Pacers ve San Antonio Spurs gibi köklü kulüplerin NBA’e geçişiyle yok olan ABA ligiyle birlikte, Kentucky Colonels, Spirits of St. Louis ve Virginia Squires gibi dönemin popüler basketbol kulüpleri de tarihe karıştı.
________________________________________
11 Mayıs 1992: Portland Trail Blazers ve Phoenix Suns takımları, Batı Konferansı yarı finallerinde karşı karşıya geldiler. İki kez uzatmaya giden maç, 153-151 Blazers takımının zaferiyle sonuçlandı. Toplam 304 sayının kaydedildiği mücadele, “NBA liginin en yüksek skorlu playoff maçı” olarak profesyonel basketbol tarihine geçti.
________________________________________
10 Mayıs 2002: Doğu yarı finallerinde Detroit Pistons takımı karşısına çıkan Boston Celtics ekibi, toplam 130 sayı kaydedilen NBA playoff tarihinin en düşük skorlu maçını 66-64 kazandı.
________________________________________
9 Mayıs 1993: NBA 1992-93 sezonu playoffları ilk tur serisinin beşinci maçında Los Angeles Lakers takımını uzatma sonrası 112-104 mağlup ederek eleyen Phoenix Suns ekibi, “evindeki ilk iki karşılaşmayı kaybettikten sonra ardı sıra üç playoff maçını da kazanarak tur atlayan ilk NBA” takımı olarak tarihe geçti.
________________________________________
8 Mayıs 1970: Madison Square Garden’ı dolduran 19.500 gergin Knicks taraftarı, St. Willis’in dönüşü için dua ediyordu. Soyunma odasındaki Willis Reed sıkıntılı yürüyor, zorlukla koşabiliyordu. Buna rağmen Knicks takımının
pivotu, oynamak için kararlıydı. Çünkü final serisinin yedinci karşılaşmasıydı sözkonusu maç. New York Knicks veya Los Angeles Lakers takımlarından birini NBA şampiyonluğuna eriştirecek mücadelenin başlamasına birkaç dakika kala beyaz eşofmanlar içinde ve coşkulu anonsların eşliğinde sahaya çıktı beklenen kişi: “İşte şimdi geldi! Knicks takımının kaptanı, NBA liginin en değerli oyuncusu… Willis Reed!”
New York sakinleri, final serisinin beşinci maçında yere çakılarak sağ bacağını sakatlamasının ardından forma giyemeyen Reed’in (sağda) geri dönüşünü sabırsızlıkla bekliyorlardı. Nitekim maç başlar başlamaz takım arkadaşı Bill Bradley ilk ribaundu çekti, topu Walt Frazier’a geçirdi; o da faul çizgisinde bekleyen Reed’e verdi pasını… Topu alan Reed sol bileğinden çıkardığı yumuşak şutu baskete çevirince, salon çılgınca alkışlar ve tezahüratlarla inledi. Birkaç saniye sonra Reed ikinci basketini de buldu. Ancak ağrıları o kadar dayanılmaz hale gelmişti ki, 27 dakika tek bacağı üzerinde görev yaptığı ve Wilt Chamberlain gibi bir sayı makinesini kilitlediği maçı bırakmak zorunda kaldı. Takım arkadaşları, cesur yürek Willis Reed’in tetiklemesiyle, zaten psikolojik çöküntüye uğramış Los Angeles Lakers takımını 113-99 yenerek, 24 yıllık geçmişi bulunan New York Knicks kulübüne ilk NBA şampiyonluğunu kazandırdılar. İlham verici davranışı ve gösterdiği insanüstü çaba, Willis Reed’e “finallerin en değerli oyuncusu” ünvanını kazandırdı.
________________________________________
7 Mayıs 1972: New York Knicks ekibini 114-100 yenerek final serisinde 4-1 öne geçen Lakers takımı, Minneapolis, Minnesota’dan Los Angeles, Kaliforniya’ya taşındıktan sonra “LA Lakers” olarak ilk NBA şampiyonluğunu kazandı. Ardarda 33 maçtan zaferle ayrılarak normal sezonu 69 galibiyet ve 13 mağlubiyet ile bitiren LA Lakers, hem “bir sezon içinde arka arkaya en fazla maç kazanan takım”, hem de “sezon içinde en iyi performans gösteren ekip” kategorilerinde NBA rekorlarını kırdı. (“Sezon içinde en iyi performans gösteren takım” kategorisindeki güncel rekorun sahibi, 1995-96 sezonunu 72 galibiyet ve 10 mağlubiyet ile bitiren Chicago Bulls ekibidir.)
________________________________________
6 Mayıs 1996: Playoff mücadelesi sırasında Houston Rockets ekibini 105-101 mağlup eden Seattle Supersonics takımı, 13 adedi arka arkaya olmak üzere tam 20 tane 3-sayılık şut isabet ettirerek, “playoff serilerinde tek maçta bir takım tarafından kaydedilen en fazla 3 sayılık basket” kategorisinde NBA rekorunu kırdı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: